EZAN OKUMAYA BAŞLAMA NASIL OLDU?

EZAN OKUMAYA BAŞLAMA NASIL OLDU? 

Abdullah b. Zeyd (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: Sabahleyin Rasûlullah (s.a.v.)’e geldik gördüğüm rüya’yı ona haber verdim buyurdular ki: “Gerçekten bu hâk bir rüyadır” Bilâl ile birlikte kalk çünkü o senden daha uzun boylu ve sesi gürdür. Rüyanda söyleneni ona aktar onunla Müslümanları namaza çağırsın.

Abdullah b. Zeyd diyor ki: Ömer b. Hattâb, Bilâl’in namaz için çağrısını işitince eteğini toplayarak Rasûlullah (s.a.v.)’e çıkıp geldi ve şöyle diyordu: Ey Allah’ın Rasûlü seni gerçek ile gönderen Allah’a yemin olsun ki bende rüyamda aynen gördüm. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.): “Allah’a hamdolsun böylece iş sağlamlaştı” buyurdu. (Ebû Dâvûd, Salat: 28; İbn Mâce, Ezan: 1)

ž Tirmîzî: Bu konuda İbn Ömer’den hadis rivâyet edilmiştir.

Tirmîzî: Abdullah b. Zeyd hadisi hasen sahihtir. Bu hadisi İbrahim b. Sa’d, Muhammed b. İshâk’tan daha uzun ve tam olarak aktarıyor ve ezanın sözlerinin ikişer kamette ise tek tek okunacağı anlatılıyor. Abdullah b. Zeyd ki ona İbn Abd Rabbih, İbn Abdi Rabbin de denilir. Ezan hakkında rivâyet edilen bu hadisten başka bir hadis rivâyet ettiğini bilmiyoruz.

Abdullah b. Zeyd b. Âsım el Mazinî ise Peygamberimiz (s.a.v.)’den değişik hadisler rivâyet etmiştir. Ve o kimse Abbâd b. Temîm’in amcasıdır.

İbn Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Müslümanlar Medîne’ye geldiklerinde namaz kılmak için tahminlerine göre toplanırlar namaz için bir çağrıda bulunmazlardı. Bir gün bu konuda konuştular bir kısmı Hıristiyanların çanı gibi çan çalalım dediler bir kısmı da Yahudilerin boruları gibi boru çalalım dediler. Ömer b. Hattâb’ta namaza çağıracak bir kimse gönderebilir misiniz? Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: “Ya Bilâl kalk müslümanları namaza çağır.” (Buhârî, Ezan: 1; İbn Mâce, Ezan: 1)

ž Bu hadis hasen sahihtir ve İbn Ömer’in rivâyetinden garibtir.

EZANDA ŞEHÂDETLERİ YÜKSEK SESLE OKUMAK

Ebû Mahzûre (r.a.)’den rivâyet edilmiştir: Rasûlullah (s.a.v.) onu oturttu ve ezanı ona harf harf öğretti, İbrahim; Bizim ezanımız gibi dedi. Bişr, İbrahim’e “Bana ezanı tekrar et” dedim. O da ezanı gerektiği yerlerde yüksek sesle okuyarak ezanı tekrarladı. (Dârimî, Salat: 7; İbn Mâce, Ezan: 2)

ž Tirmîzî: Ebû Mahzûre’nin ezan konusundaki hadisi sahihtir, kendisinden değişik rivâyetlerde vardır. Mekkelilerin görüşü ve Şâfii’nin görüşü de aynı şekildedir.

Ebû Mahzûre (r.a.)’den rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v.) ezanı on dokuz kelime olarak kameti ise on yedi kelime olarak ona öğretti.” (Müslim, Salat: 8; İbn Mâce, Ezan: 2)

ž Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir.

Ebû Mahzûre’nin ismi Semure b. Mı’yer’dir.

Bazı ilim adamları ezan konusunda bu görüştedir. Ebû Mahzûre’den kametin kelimelerinin birer kere okuduğu da rivâyet edilmiştir.

KAMETİN KELİMELERİNİN TEK TEK OLUŞU

Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Bilâl’e ezanı çift çift okuması kameti de tek tek okuması emredildi.” (Buhârî, Ezan: 2; Dârimî, Namaz: 6)

ž Bu konuda İbn Ömer’den hadis rivâyet edilmiştir.

Tirmîzî: Bu Enes hadisi hasen sahihtir. Peygamber (s.a.v.)’in ashabından ve tabiinden bazı ilim adamlarının görüşü budur. Mâlik, Şâfii, Ahmed ve İshâk’ın görüşü de bu şekildedir.

KAMETİN KELİMELERİ DE İKİŞER İKİŞER OKUNABİLİR

Abdullah b. Zeyd (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.)’in ezanı da kameti de ikişer ikişerdi.” (Tirmîzî rivâyet etmiştir.)

ž Tirmîzî: Abdullah b. Zeyd hadisini Vekî’ Ameş’den, Amr b. Mürre’den ve Abdurrahman b. ebî Leylâ’dan rivâyet etmiştir. Muhammed (s.a.v.)’in ashabı Abdullah b. Zeyd’in rüyasında ezanı nasıl okuduğunu bize haber vermiştir.

Şu’be Amr b. Mürre’den ve Abdurrahman b. ebî Leylâ’dan şöyle rivâyet ediyor: “Abdullah b. Zeyd rüyasında ezanın nasıl okunacağını gördü.” Bu rivâyet İbn ebî Leylâ’nın rivâyetinden daha sahihtir. Abdurrahman b. ebî Leylâ, Abdullah b. Zeyd’den hadis işitmemiştir.

Bazı ilim adamlarına göre ezan da kamet de ikişer ikişerdir. Sûfyân es Sevrî, İbn’ül Mübarek ve Küfelilerin görüşü budur.

Tirmîzî: İbn ebî Leylâ ki Muhammed b. Abdurrahman b. ebî Leylâ’dır, Küfe hakimi idi babasından hiçbir hadis işitmemiştir. Babasından bir başkası vasıtasıyla rivâyet etmiştir.

EZANI ACELE ETMEKSİZİN UZATARAK YAVAŞ YAVAŞ OKUMAK

Câbir b. Abdillah (r.a.)’den rivâyete göre: Rasûlullah (s.a.v.), Bilâl’e şöyle dedi: “Ey Bilâl ezan okuduğun zaman ezanını rahat ve uzatarak oku kamet ettiğinde ise kısa ve hızlı oku ezanla kamet arasında yemek yiyenin yemeğini bitirinceye kadar, içmekte olan içmesini bitirinceye kadar, tuvalet ihtiyacı için sıkışan kimsenin ihtiyacını giderinceye kadar bir zaman bekle. Beni görmeden farz namazı kılmaya kalkmayın.” (Tirmîzî rivâyet etmiştir.)

Abd b. Humeyd, Yunus b. Muhammed yoluyla Abdulmun’ım’dan bize aynı hadisi rivâyet etti.

ž Tirmîzî: Câbir’in bu hadisini sadece bu yolla Abdulmun’ım’in rivâyetiyle bilmekteyiz ki, bu da senedinde meçhul bir kimse olmasından dolayı meçhul sayılır.

Abdulmun’ım Basra’lı bir ihtiyardır.

EZAN OKUNURKEN PARMAK KULAĞA TIKANIR

Ebû Cuhayfe (r.a.)’nın babasından rivâyete göre, şöyle demiştir: “Bilâl (r.a.)’ı ezan okurken gördüm dönüyor ağzını sağa sola çeviriyordu. İki parmağı iki kulağında idi. Rasûlullah (s.a.v.) kendisine ait kırmızı bir çadırın altında oturuyordu.

Ebû Cuhayfe zannedersem o çadır deriden idi diyor. Bilâl çatallı bir değnek ile gelerek Batha’nın kumuna sapladı. Rasûlullah (s.a.v.) onu sütre edinerek namaz kıldı. Bu sırada önünden köpekler ve eşekler geçiyordu, üzerinde kırmızı bir elbisesi vardı sanki inciklerinin parlaklığını görür gibiyim. Sûfyân: Onun yemen işi bir elbise olduğunu zannediyoruz” dedi. (İbn Mâce, Ezan: 3; Dârimî, Salat: 8)

ž Tirmîzî: Cuhayfe hadisi hasen sahihtir.

İlim adamlarına göre tatbikat bu şekildedir. Yani müezzinin ezan okurken iki parmağını iki kulağına sokması müstehabtır.

Bazı ilim adamları kamet yapılırken de parmaklar iki kulağa sokulur diyorlar. Evzâî de bu görüştedir.

Ebû Cuhayfe’nin adı Vehb b. Abdullah es Suvâi’dir.

SABAH EZANINDA “NAMAZ UYKUDAN HAYIRLIDIR” DEMEK

Bilâl (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) bana; “Sabah namazının ezanından başka hiçbir namazın ezanında tesvîb yapma!” buyurdular. (Müsned: 22787)

ž Bu konuda Ebû Mahzûre’den de hadis rivâyet edilmiştir.

Tirmîzî: Bilâl (r.a.)’ın bu hadisini sadece Ebû İsrail el Mülaî’nin rivâyetinden bilmekteyiz. Ebû İsrail ise bu hadisi Hakem b. Uteybe’den işitmemiştir. Yine şöyle der: Hasen b. Umâra, Hakem b. Uteybe’den rivâyet etmiştir. Ebû İsrail’in adı “İsmail b. ebî İshâk” dır. Bu kimse hadisçiler yanında pek sağlam değildir.

Tesvîb; kelimesi anlamında ilim adamları değişik görüşler ileri sürmüşlerdir. Bir kısmı “tesvîb” sabah namazında “namaz uykudan hayırlıdır.” İbn’ül Mübarek ve Ahmed bu görüştedir.

İshâk: “tesvîb” kelimesine değişik anlam vererek tesvib mekruhtur ve Rasûlullah (s.a.v.)’in vefatından sonra insanların ortaya koydukları bir şeydir, şöyle ki: Müezzin ezanı okurken cemaati bekletir ve ezanla kamet arasında: “Namaz kılınmak üzeredir haydin namaza haydin kurtuluşa” der.

İshâk’ın söylediği bu tesvîb ilim adamları tarafından mekruh görülmüştür. Ve Peygamber (s.a.v.)’den sonra ortaya konmuştur.

İbn’ül Mübarek ve Ahmed: “tesvîb” kelimesini müezzinin sabah ezanında “Namaz uykudan hayırlıdır” demesidir şeklindeki sözü daha doğrudur. İlim adamlarının tercih ettikleri görüş budur. Abdullah b. Ömer’in sabah namazında “Namaz uykudan hayırlıdır” dediği rivâyet edilmiştir.

Mûcâhid şöyle der: Bir gün mescide Abdullah b. Ömer ile birlikte girmiştim, ezan okunmuştu. Biz de orada namaz kılmak istiyorduk. O esnada müezzin tesvib yaparak “Namaz kılınmak üzeredir haydin namaza, haydin kurtuluşa” demeye başladı. Bunun üzerine Abdullah b. Ömer mescidden çıktı ve bu bidatçinin yanından çık dedi ve namazı o mescidde kılmadı. Abdullah b. Ömer Rasûlullah (s.a.v.)’den sonra ortaya çıkan “tesvîbi” hoş görmemektedir.

EZANI OKUYANIN KAMET GETİRMESİ GEREKTİĞİ

Ziyâd b. Hâris es Sudaî (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) bana sabah ezanını okumamı emretti ben de ezanı okudum, namaz kılınacağında Bilâl kamet etmek istedi bunun üzerine Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Suda’lı kardeş ezan okudu, kim ezanı okursa kameti de o yapsın.” (Ebû Dâvûd, Salat: 30; İbn Mâce, Ezan: 3)

ž Bu konuda İbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir.

Tirmîzî: Ziyâd’ın bu hadisini sadece İfrîkî’nin rivâyetinden bilmekteyiz İfrîkî ise hadisçiler arasında zayıf görülür. Yahya b. Saîd ve diğerleri İfrîkî’yi zayıf kabul ederler. Ahmed diyor ki: İfrîkî’nin hadisini yazmam.

Muhammed b. İsmail’in, İfrîkî’nin hadis rivâyeti konusundaki durumunu kuvvetlendirerek İfrîkî’nin orta halli bir rivâyetçi olduğunu ortaya koyar.

İlim adamlarının çoğunluğu bu hadise göre amel ederler ve “Ezanı kim okursa kameti de o getirir” demektedirler.

 EZAN ABDESTLİ OLARAK OKUNMALIDIR

Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Ezan abdestli olarak okunmalıdır.” (Tirmîzî rivâyet etmiştir.)

Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: “Namaza abdestli olan çağırır” (Tirmîzî rivâyet etmiştir.)

ž Tirmîzî: Bu hadis önceki hadisten daha sahihtir.

Tirmîzî: İbnü Vehb Ebû Hüreyre’nin hadisini merfu olmaksızın rivâyet etmiştir. Bu hadis Velid b. Müslim’in hadisinden daha sahihtir. Çünkü Zührî, Ebû Hüreyre’den hadis işitmemiştir.

Abdestsiz ezan okuma konusunda ilim adamları değişik görüşler ortaya koymuşlar. Bir kısmı mekruh olduğunu söylemiş. Şâfii ve İshâk gibi bir kısmı da abdestsiz ezanın okunabileceği görüşündedirler.

Sûfyân es Sevrî, İbn’ül Mübarek ve Ahmed de bu görüştedirler.

KAMET VAKTİNİ BİLDİRMEK İMÂM’A AİTTİR

Câbir (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.)’in müezzini ezandan sonra biraz bekler kamet getirmez, Peygamber (s.a.v.)’in mescide çıktığını görünce hemen kamet getirdi.” (Ebû Davûd, Salat: 45; Buhârî, Ezan: 22)

ž Tirmîzî: Câbir b. Semure hadisi hasen sahihtir.

İsrail’in, Simâk’den rivâyetini ancak bu yolla bilmekteyiz. İlim adamları: “Müezzin ezanın vaktini imâm da namaza durularak vakti daha iyi bilir” demişlerdir.

SABAH EZANINI ÇOK ERKENDEN OKUMAK

Sâlim (r.a.)’ın babasından rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Bilâl sabah namazını haber vermek için ezanı erkenden okur siz oruç tutacak iseniz Ümmü Mektûm’un ezanını işitinceye kadar yeyin için” (Buhârî, Ezan: 13; Dârimî, Salat: 4)

ž Bu konuda İbn Mes’ûd, Âişe, Üneyse, Enes, Ebû Zerr ve Semure’den birer hadis rivâyet edilmiştir.

Tirmîzî: İbn Ömer hadisi hasen sahihtir. İlim adamları gece ezan okuma hakkında farklı görüştedirler. Bir kısmı: Gece okunan ezan sabah azanı yerine geçer ve iadesi gerekmez. Mâlik, İbn’ül Mübarek, Şâfii, Ahmed ve İshâk bu görüştedirler. Bir kısmı ise: Geceleyin okunan ezan sabah namazı yerine geçmez, gece okunan ezanın tekrarı gerekir. Sûfyân es Sevrî bu kanaattedir.

Hammad b. Seleme, Eyyûb, Nafi’, İbn Ömer yoluyla “Bilâl geceleyin ezan okudu Rasûlullah (s.a.v.) ona kul uyuya kaldı diye çağırmasını emretti” hadisini rivâyet ediyor.

Tirmîzî: Bu hadis pek sahih değildir. Sahih olan: Ubeydullah b. Ömer’in ve başkalarının Nafi’ ve İbn Ömer’den rivâyetleri olan hadistir ki: “Bilâl geceleyin ezan okur siz Ümmü Mektum okuyuncaya kadar yeyin için”

Abdulaziz b. ebî Revvâd, Nafi’den şöyle rivâyet etmiştir. “Ömer’in bir müezzini geceleyin ezan okudu da Ömer ona ezanı iade etmesini emretti.” Bu hadiste, yukarıdaki gibi sahih değildir. Çünkü Nafî’den ve İbn Ömer’den munkatı olarak rivâyet edilmiştir. Hammâd b. Seleme, İbn ebi Ravvad’ın hadisini kastetmiş olacak ki böyle söylemiştir. Sahih olan rivâyet, Ubeydullah ve pek çok kimsenin Nafî’ vasıtasıyla İbn Ömer’den yine Zührî vasıtasıyla Salim ve İbn Ömer’den rivâyet ettikleri: “Bilâl geceleyin ezan okudu” hadistir.

Tirmîzî: Hammâd’ın hadisi sahih olsaydı bu hadisin bir manası kalmazdı. Dolayısıyla Rasûlullah (s.a.v.)’in “Bilâl ezanı geceleyin okur” demekle ileride olacak bir şeyi yani Bilâl’in ezanı erkenden geceleyin okuyacağını bildirmektedir. Eğer Rasûlullah (s.a.v.), fecr’in başlamasından önce okunan ezan, ezan yerine geçmemiş olsaydı ve o ezanın iadesi gerekseydi, “Bilâl ezanı geceleyin okur” buyurmazdı.

Ali el Medinî diyor ki: Hammâd b. Seleme’nin, Eyyûb’dan, Nafî’den ve İbn Ömer’den yaptığı rivâyet pek kabul görmeyen tek kalan rivâyetlerdendir. Hammâd b. Seleme bu hadiste yanılmıştır.

EZAN OKUNDUKTAN SONRA MESCİDDEN ÇIKILMAZ

Ebûş Şa’sa (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: İkindi ezanı okunduktan sonra bir adam mescidden çıktı bunun üzerine Ebû Hüreyre (r.a.) şöyle dedi: “Bu adam Rasûlullah (s.a.v.)’e isyan etmiş oldu.” (İbn Mâce, Ezan: 7; Ebû Dâvûd, Salat: 42)

ž Tirmîzî: Bu konuda Osman’dan da hadis rivâyet edilmiştir.

Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir.

Peygamber (s.a.v.)’in ashabı ve sonraki alimlerin görüşü bu doğrultuda olup, bir özrü olursa veya abdesti bozulması durumunda çıkılabilir.

İbrahim Nehai: Müezzin kamete başlamadıkça çıkılabilir demektedir. Tirmîzî: Bize göre bu hüküm özür sahibi olan kimse için geçerlidir.

Ebûş Şa’sa’nın adı “Süleym b. Esved” olup Eş’as b. ebi’ş Şa’sâ’nın babasıdır. Eş’as b. ebiş Şa’sa bu hadisi babasından bize aktarmıştır.

YOLCULUKTA DA EZAN OKUNMALIDIR

Mâlik b. Huveyris (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Amca oğlumla beraber Rasûlullah (s.a.v.)’e geldim, bize buyurdu ki: “Yolculuğa çıktığınızda ezan okuyun, kamet getirin büyüğünüz size imâm olsun.” (Buhârî, Ezan:18; Nesâî, Ezan: 26)

ž Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir.

İlim adamlarının çoğu yolculukta ezan okunması görüşündedirler bir kısmı ise sadece kamet getirmenin kafi geleceğini ve ezanın ancak cemaat toplamak için yapılabileceğini söylemektedirler. Birinci görüş daha sahihtir. Ahmed ve İshâk’da aynı kanaattedirler.

EZAN OKUMANIN DEĞER VE KIYMETİ

İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur. “Kim yedi sene Allah rızası için müezzinlik yaparsa Cehennem ateşinden kurtulacağı yazılır.” (İbn Mâce, Ezan: 5)

ž Tirmîzî: Bu konuda Abdullah b. Mes’ûd, Sevbân, Muaviye, Enes, Ebû Hüreyre ve Ebû Saîd’den de hadis rivâyet edilmiştir.

Tirmîzî: İbn Abbâs hadisi garibtir.

Ebû Tümeyle’nin adı: “Yahya b. Vazıh” dır. Ebû Hamza es Sükkerî’nin adı ise “Muhammed b. Meymun” dur.

Câbir b. Yezîd el Cufî zayıf kabul edilmiştir. Bu yüzden Yahya b. Saîd ve Abdurrahman b. Mehdî, bunun hadislerini kabul etmeyip terk etmişlerdir.

Tirmîzî: Carud’tan işittim Vekî’den naklederek diyor ki: “Câbir el Cufî olmasaydı Kufe toplumu hadissiz, Hammad olmasaydı fıkıhsız kalırdı.” 

İMAM KOLLAYIP GÖZETEN, MÜEZZİN İSE GÜVENİLEN KİMSEDİR

Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “İmam mü’minleri kollayıp gözetendir, müezzin ise güvenilen kimsedir. Ey Allah’ım imâmları doğru yoldan ayırma, müezzinleri de bağışla.” (Ebû Dâvûd, Salat: 32)

ž Tirmîzî: Bu konuda Âişe, Sehl b. Sa’d ve Ukbe b. Âmir’den de hadis rivâyet edilmiştir.

Tirmîzî: Ebû Hüreyre’nin hadisini Sûfyân es Sevrî, Hafs b. Gıyas ve daha başkaları A’meş ve Ebû Salih’den de rivâyet etmektedirler.

Esbât b. Muhammed, A’meş’den şöyle aktarıyor: “Bana Rasûlullah (s.a.v.)’den bu hadisi Ebû Salih ve Ebû Hüreyre yoluyla rivâyet edildi”

Nafi’ b. Süleyman bu hadisi Muhammed b. ebî Salih’den, babasından ve Âişe’den rivâyet etmiştir.

Tirmîzî: Ebû Zür’a’nın şöyle dediğini işittim: “Ebû Salih’in Ebû Hüreyre’den rivâyet ettiği hadis Âişe’den rivâyet ettiği hadisten daha sahihtir.”

Muhammed, Ebû Salih’in bu konuda ne Ebû Hüreyre’den ne de Âişe’den rivâyet ettiği hadisi Ali el Medînî böyle bir hadis yoktur demektedir.

EZANI İŞİTEN MÜSLÜMAN NE YAPMALI?

Ebû Saîd el Hudrî (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Müezzini ezan okurken işittiğinizde müezzinin söylediğini söyleyin.” (Buhârî, Ezan: 14; Nesâî, Ezan: 33)

ž Bu konuda Ebû Rafî, Ebû Hüreyre, Ümmü Habibe, Abdullah b. Amr, Abdullah b. Rabia, Âişe, Muâz b. Enes ve Muaviye’den de hadis rivâyet edilmiştir.

Tirmîzî: Ebû Saîd hadisi hasen sahihtir.

Ma’mer ve daha başka kimseler Zührî’den, Mâlik’in hadisinin benzerini bize aktarmışlardır. Bu hadis Saîd b. Müseyyeb ve Ebû Hüreyre yoluyla da rivâyet edilmiş olup Mâlik’in rivâyeti daha sahihtir.

MÜEZZİNİN EZAN OKUMA KARŞILIĞI ÜCRET ALMAMASI GEREKTİĞİ

Osman b. ebî’l Âs (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’in bana son sözü: “Ezan okuduğu için ücret almayan bir müezzin tut sözü oldu.” (Nesâî, Ezan: 32; Ebû Davud, Salat: 39)

ž Tirmîzî: Osman’ın bu hadisi hasen sahihtir.

İlim adamlarının görüşü bu doğrultuda olup Müezzinin ücret almasını hoş karşılamayıp Allah rızası için yapmasını uygun görmüşlerdir.

EZANI İŞİTEN MÜSLÜMAN NE SÖYLEMELİ?

Sa’d b. ebî Vakkâs (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle demiştir: “Her kim müezzinin ezan okurken “eşhedü en la ilahe illallah” dediğini işitince “ ve ene eşhedu en la ilahe illallahu vahdehu la şerîkeleh ve enne Muhammeden abduhu ve rasuluhu Raziytü billahi Rabben ve bi Muhammedin rasûlen ve bil islâmı dinen” derse günahları bağışlanır. (Müslim, Salat: 7; İbn Mâce, Ezan: 4)

* Ben Allah’tan başka ilah olmadığına sadece tek olan Allah’ın var olduğuna ve onun da ortağı olmadığına inanır ve şahidlik ederim ve yine şahidlik ederim ki Muhammed o Allah’ın kulu ve Rasûlüdür. Rab olarak Allah’tan ben razıyım, elçi olarak Muhammed’in olmasından da razıyım. Ben hayat tarzı olarak ta İslam dininden razıyım, elçi olarak Muhammed’in olmasından da razıyım ben, hayat tarzı olarak ta İslam dininden razıyım ben, hoşnudum ben.

ž Tirmîzî: Bu hadis hasen sahih garibtir. Bu hadisi sadece Leys b. Sa’d’ın, Hukeym b. Abdullah b. Kays’dan yaptığı rivâyetiyle bilmekteyiz.

EZANI DİNLEYENİN YAPACAĞI DEĞİŞİK BİR DUA

Câbir b. Abdillah (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Her kim müezzinin okuduğu ezanı dinledikten sonra: Allahümme Rabbe hazihidda’vetittammeti vessalatil kaimeti Ati Muhammeden elvesilete velfazilete vebeashü mekâmen mahmüden illezî veaddehû”* derse kıyamet günü ona şefaat helal olur. (Buhârî, Ezan: 8; İbn Mâce, Ezan: 4)

* “Ey şu tam ve mükemmel davetin ve dinimi ayakta tutacak namazın Rabbi olan Allah’ım Peygamber Muhammed (s.a.v.)’e Cennet’te vaat ettiğin övgüye layık en yüce makam ve en büyük dereceleri ver.”

ž Tirmîzî: Câbir’in bu hadisi Muhammed b. Münkedir yoluyla geldiği için sahih hasen garibtir.

Bu hadisi Şuayb b. ebî Hamza’dan başka Muhammed b. el Münkedir’den rivâyet eden birini bilmiyoruz. Ebû Hamza’nın ismi ise “Dinar” dır.

EZANLA KAMET ARASINDA YAPILAN DUA MUTLAKA KABUL OLUR

Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Ezan ile kamet arasında yapılan dua geri çevrilmez.” (Ebû Dâvûd, Salat: 35)

ž Tirmîzî: Enes’in bu hadisi hasen sahih’tir.

Ebû İshâk el Hemedanî bu hadisi Büreyd b. ebî Meryem ve Enes yoluyla aynen rivâyet etmiştir.

 

alıntıdır…

  

Yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir