EL-MUHYİ – EL-MUMİT

EL-MUHYİ – EL-MUMİT “Can veren” anlamına gelen “el-Muhyi” ismi cemili Kur’an-ı Kerim’de 2 defa geçmekte. (Rum 50, Fussilet 39) “Şüphesiz O ölüleri diriltecektir. O her şeye gücü yetendir” (Fussilet 39) “Öldüren, can alan” anlamına gelen “el-Mümit” ismi celili de Kur’an-ı Kerim’de öldürdü, öldürür fiilleriyle geçmekte. İnsanoğlu bugüne kadar bir tek canlı yaratamamıştır. Bir tek canlının

EL-MUNTAKİM

EL-MUNTAKİM “Suçlulardan intikam alan” anlamına gelen “el-Müntakım” ismi celili bu şekliyle Kur’an’ı Kerim’de yok. Çoğul olarak el-Müntakımün olarak üç defa geçmekte. Ancak beş defa “intikam aldık” bir defa “intikam alır” üç defa “biz intikam alıcıyız” dört defa “Allah intikam sahibidir” diye tanıtılmakta. “Bunun üzerine suç işleyenlerden intikam aldık. Müminlere yardım etmek üzerimize bir hak oldu.

EL-MUSAVVİR

EL-MUSAVVİR SURET veren, kılık, kıyafet veren manasına gelen bu isimde Kur’an’da Haşr suresi 24 de bir defa geçmektedir. “Rahimlerde size dilediği gibi şekil veren odur. (Al-i İmran 6) “Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı” (Mü’min 64, Teğabün 3) İnsanlık ailesi bir tek kirpik yaratamamıştır. Bir göz veya bir kaş yapamamıştır. Ama Allah’ın yarattığı göz

EL-MUİZZ EL-MUZİLL

EL-MUİZZ EL-MUZİLL  “Kur’anı Kerimde Ali İmran suresi 26 da “Deki: Ey mülkün sahibi Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Sen her şeye Kadirsin” ayetinde dilediğini zelil edenin Allah olduğunu haber verir. “İzzet Allah’a, Rasulüne ve Mü’minlere aittir” (Münafikun 8) ayetinden anladığımıza göre Müslüman bir insanın

EL-MUHEYMİN

EL-MUHEYMİN “Gözeten ve koruyan” manasına gelen “el-Müheymin” ismi, Kur’anı kerimde Rabbimizin ismi olarak bir defa geçmektedir. (Haşr 23) Rabbimiz Kur’anı Kerimi bize tanıtırken “Biz, sana kitabı hak ile kendinden önceki kitabı tasdik etmek ve onu korumak üzere indirdik”(Maide 48) diyerek Kur’anın kendinden önce geçen Tevrat, Zebur, İncil ve diğer sahifeleri kendi içinde koruduğunu ve onları

EL-MÜ’MİN

EL-MÜ’MİN İman veren, güvenlikte kılan, iman edenleri iki dünyada da güvenlik içinde yaşatan ve bir ismide “Mü’min” olan Allaha iman edenler insanlara güvenlik vermeye çalışmazlar. Güvenilen bir insan olmaya çalışırlar. İmanın dünyada sağlayacağı güvenliği Efendimiz: “Allaha yemin olsun ki Allah bu İslâm işini tamamlayacak, hatta bir yolcu San’a şehirden Hadramuta kadar yürüyecek Allah korkusundan ve

EL-MÜTEAL

EL-MÜTEAL “Pek yüce” anlamına gelen “el-Müteali” ismi celili Kur’anı kerimde bir defa geçmekte. “Gizli olanı da açık olanı da bilir. Büyüktür, pek yücedir.”(Ra’d 9) Ana rahmindeki değişimleri bilen, toplumsal gelişmeleri ve değişmeleri bilen ve yönlendiren “el-Müteali” pek yüce olan Rabbimizin bir ismi de “el-Ali” idi ve bu ismin açıklamasında geniş bilgi verildi, oraya bak. Gizliyi

EL-MÜTEKEBBİR

EL-MÜTEKEBBİR BÜYÜKLÜĞÜNÜ BİLDİREN manasına gelen bu güzel isim Rabbimiz için Kur’an-ı Kerim’de Haşr 23 de bir defa zikredilmiştir. Kendini ilah yerine koyan, büyüklük taslayan, baskı rejimi kuran zorba firavun hakkında Mü’min suresi 27, 35 inci ayetlerde Mütekebbir olarak tanıtılmaktadır. Doğan, ölen bir tek canlı veya birtek dane veya çekirdek yaratamayan büyüklük taslarsa aleme rezil olur.

ED-DAR EN-NAFİ’

ED-DAR EN-NAFİ’ “Zarar veren” ve “Fayda veren” anlamlarına gelen bu iki ismi şerifler bu şekilde Kur’an-ı Kerim’de yoktur. Ancak “Allah’tan başka size fayda ve zarar verecek yoktur” anlamında bir çok ayet vardır. “De ki: Ben Allah’ın dilemesi dışında kendime bile fayda ve zarar veremem” (A’raf18) İmanın altı şartını öğrenirken “Hayır ve şer Allah’tandır.” diye öğrenmiştik

EN-NUR

EN-NUR “Türkçesinde de “Nur” dediğimiz bu ismi cemil Kur’an-ı Kerim’de “Allah göklerin ve yerin nurudur” (Nur 35) “Yer, Rabbinin nuruyla parladı.” (Zümer 69) ayetlerinde iki defa geçmekte. Kur’an-ı Kerim’de 43 defa geçen bu “Nur” kelimesiyle kastedilen gönüllerin aydınlığını sağlayan Kur’an ve imandır. Işık bizim görmemizi sağlar. Ak ile karayı, ip ile yılanı, gül ile dikeni,